Tokyo’daki İnokaşira Parkı baharın gelişiyle yoğun ilgi görüyor

1900’lü yılların başında açılan İnokaşira Parkı, Japon kültür ve turizm literatüründe, periyodun Japon imparatorunun başşehir halkına armağanı olarak biliniyor.

Tokyo’da “yeşil vaha” halinde bilinen İnokaşira Parkı, doğal güzellikleriyle yaşlısından gencine yerli ve yabancı turistlerin bahar ve yaz aylarında uğrak noktaları ortasında bulunuyor.

Başşehrin batısındaki Musashino ile Mitaka bölgeleri ortasında bulunan ve yaklaşık 380 bin metrekarelik alana sahip parkta, etraf uzunluğu 1,5 kilometreyi bulan bir gölet yer alıyor. Gölet kiralık botlarla gezilebiliyor.

Gölden doğan ve kentin tarihi noktalarından geçen Kanda Irmağı, 25 kilometre boyunca akarak Sumida Irmağı’yla birleşiyor.

Parkta meyve vermeyen kiraz çiçeği ağacı olarak bilinen “sakura” ile selvi, açelya, kızılçam ve gürgen üzere tipler başta olmak üzere 10 binden fazla ağaç bulunuyor.

Japonya’da ulusal sembol kabul edilen “sakura” ağacı, bahar mevsiminde en renkli halini parkta sergiliyor.

Müze, akvaryum ve hayvanat bahçesi

İnokaşira Parkı, yüzlerce yüksek ağacın gölgesinde ziyaretçilerine oksijen zenginliği sunmasının yanı sıra bünyesindeki çalılık alan, bataklık toprağı ve çok sayıda kuş tipine de mesken sahipliği yapıyor.Parkta Budist tapınağı, küçük bir hayvanat bahçesi ile akvaryum da bulunuyor.

Alışılagelen öbür halka açık parklara kıyasla doğal hoşluğu korumak ismine İnokaşira’da çadır kurmaya, mangal yakmaya, balık beslemeye, kaykay ve drone kullanmaya müsaade verilmiyor.

Japon anime üreticilerinden Studio Ghibli’nin çalışmalarının sergilendiği Ghibli Müzesi’ni de parkın ziyaretçileri fiyat karşılığında gezebiliyor.

Başşehrin Şibuya bölgesinden kalkan özel Keio sınırındaki İnokaşira durağından yürüyerek 1, Japonya Demiryollarına (JR) ilişkin Chuo sınırında bulunan Kiçicooci istasyonundan ise 5 dakikada parka ulaşılabiliyor.